![]() Büyütmek için resime tıklayın |
|
TANSİYON HASTALIKLARI (HEMOSTANS)
İÇERİK : Yaban Mersini ,Kuşkonmaz,Zeytin Yaprağı,Bodur otu.
KULLANIM ŞEKLİ: Yemeklerden yarım saat önce günde 3 defa ikişer kapsül bol suyla alınmalıdır.
* Toplam 180 kapsül (1 aylık)
HİPERTANSİYON NEDİR?
Tansiyon nedir?
Kan basıncına tansiyon denir. Kalp her kasılışında belirli miktardaki kanı atardamarlara pompalar. Bu sırada da, kan basıncı en yüksek seviyeye çıkar. Buna büyük tansiyon denir.
Kalbin iki kasılışı arasında geçen zaman içinde ise, kan basıncı en düşük seviyeye iner. Buna da küçük tansiyon denir. Büyük tansiyon ile küçük tansiyon arasındaki fark da nabız basıncını gösterir.
Tansiyon yaşa, bünyeye ve tansiyon ölçüldüğü andaki ruhi veya bedeni duruma göre farklılık gösterir. Yaşlandıkça tansiyonun bir miktar yükselmesi normaldir.
Hipertansiyon nedir ?
Hipertansiyon basit olarak yüksek kan basıncı demektir. Kan basıncı ya da daha doğru söylemek gerekirse kanı kalpten dokulara taşıyan damarların kan basıncı, hastaya ait özellikler (yaş, cinsiyet, ırk gibi) ve fiziksel durumdan (istirahat, efor gibi) etkilenen bir parametredir.(göstergedir) Bu nedenle de normal kan basıncı değerlerini belirlemek gerçekte oldukça güçtür.

Bugün kabul edilen kan basıncı değeri istirahat halindeki normal bir yetişkinde 120/80 mmHg'dır (milimetre civa). Herhangi bir kişide kan basıncı uyku sırasında düşük, sinirli ya da heyecanlıyken yüksektir. Normal şartlarda, sürekli olarak kan basıncı 120/80 mmHg (milimetre civa) üzerinde olan kişiler hipertansiyon hastalığı adayı kabul edilmektedir. Kan basıncı devamlı olarak 140/90 mmHg üzerinde seyrediyorsa hipertansiyondan bahsedilir.
Kan basıncı aynı birey içinde ve bireyler arasında farklılık gösterir. Bu nedenle bireyin kan basıncı (kan basıncının en az 3 kez ölçülmesi) ortalaması alınarak belirlenmelidir.
Hipertansiyon kalp hastalıkları için ana bir risk faktörüdür. Eğer tedavi edilmezse beyin dolaşımı, kalp, damar, göz ve böbrek hastalıkları için ciddi hastalık ve ölüm oranlarında artışa sebep olur. Bir kez teşhis yapılıp tedavi başlanırsa artan kan basıncı düşürülebilir, kalp ve kalp dolaşım sistemindeki hastalık riski azaltılabilir.
Hipertansiyonun Yaygınlığı Nedir?
Sanayileşmiş ülkelerdeki yetişkin nüfusun %10-20 kadarında hipertansiyon bulunduğu hesaplanmaktadır. Sınırda hipertansiyon vakaları da katılırsa bu oran kuşkusuz daha yüksektir. Kişinin yaşı, cinsiyeti ve ırkı hipertansiyon sıklığı konusunda belirleyici faktörlerdir.
Hipertansiyon Riskleri
Hipertansiyon ciddi bir durumdur. Hipertansiyon, kendi başına öldürücü değildir; fakat tedavi edilmediğinde hipertansiyonun sonuçları öldürücü olabilir. Hipertansiyon kalbi zorlayarak kalp yetmezliğine neden olabilir. Üstelik ateroskleroz(damar sertleşmesi) ve bunun yol açabileceği iskemik kalp hastalığı (kalbin belli bir bölgesinde kan akımının kesilmesi nedeniyle oluşan geçici kansızlık sonucu kalp dokusunun oksijen alamaması sonucu o bölgedeki kalp hücrelerinin ölmesi ve kasılamaması) riskini önemli ölçüde arttırır. Buna ek olarak; hipertansiyonlu hastalar kanama ve beyindeki kan damarlarının trombozuna (pıhtıyla tıkanmasına) diğerlerinden daha kolay yakalanırlar. Hipertansiyon ayrıca koroner arter hastalığına da ( kalbi besleyen damarların tıkanması) büyük katkıda bulunur ki, bu hastalık toplumda ölümlerin başlıca nedenlerinden biridir.
Hipertansiyon belirtileri
Bu kadar ciddi sonuçlar doğuran hipertansiyon, bazı hastalarda hiç belirti vermezken bazı hastalarda ise baş ağrıları, yorgunluk gibi belirtiler gösterebilir. Hipertansiyonun görülebilecek belirtileri içinde en sık görüleni, sabahları başın arkasından enseye doğru uzanan kısa bir süre sonra geçen baş ağrılarıdır. Böyle bir ağrının başka nedenleri de olabileceği gibi hipertansiyon göstergesi de olabileceği unutulmamalıdır.Baş dönmesi de yüksek tansiyonun belirtilerinden biridir. Sebebi belirlenemeyen halsizlikler, yorgunluk yüksek tansiyonun belirtilerindendir. Eğer hastanın tansiyonu oldukça aşırı bir düzeye yükselmişse, görme bozuklukları meydana gelebilir.
Hipertansiyonun Önemi
Hipertansiyon çok yaygın bir hastalıktır. Hipertansiyon, kalıcı sakatlık ve ölüm nedeni olan toplumsal bir sorundur. Hastaların büyük bir kısmının kan basıncı yüksekliğinin farkında olmaması, hipertansiyonun önemini artırmaktadır. Hipertansiyon, böbrek, kalp, damar hastalıklarına, felçlere ve görme kaybı gibi çok ciddi hastalıklara yol açabilmektedir.70 yaşın üzerinde, hipertansiyon sıklığı daha da artmaktadır. Tuz tüketiminin fazla olduğu toplumlarda, kan basıncı yüksekliğine daha sık rastlanmaktadır.
Hipertansiyonun geç kalmadan fark edilebilmesi için ,herkesin özellikle orta yaş kişilerin düzenli aralıklarla tansiyon ölçümü yaptırmaları bu hastalığın sebep olacağı felç, görme kaybı ,beyin kanaması gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açmasının önlenmesi açısından gereklidir.
ZEYTİN YAPRAĞI
Bütün yetiştiği coğrafyada zeytinin yaprağı halk arasında kullanılmaktadır.1800 lü yıllarda malarya(sıtma) salgınlarına karşı kullanılmıştır.Zeytin yaprağı, Oleuropein (başlıca polifenolik antioksidanlardan biridir) ve daha birçok flavonoid (Rutin, Apigenin, Luteolin) içerir. Oleuropein'in içeriğindeki elonoik asidin antibakteriyel (bakterileri öldürücü), antifungal(mantarları öldürücü) ve antiviral(virüsleri öldürücü) özellikleri vardır.Bu özelliğiyle ile doğal antibiyotik olarak kabul edilir. Zeytin yaprağı ekstraktı yüksek antioksidan aktiviteye sahiptir. Bu etki oleuropein bileşiği sayesindedir. Antioksidanların yardımı ile hastalıkların oluşumu önlenebilir, hormonal denge korunabilir, yaşlanma süreci geciktirilebilir. Zeytin yaprağı içeriğindeki maddeler sayesinde, vazodilatasyon yaptığı (damar genişletici) ve böylece tansiyonu düşürdüğünü ve anti-aritmik ( kalp ritmini düzenleyici) özellik gösterdiği bilinmektedir.
Aynı zamanda LDL kolesterol (kötü kolesterol) seviyesinde düşürmeye yardımcıdır.Kalp rahatsızlıklarında zeytin yaprağı ,tedaviye yardımcı olarak kullanılmaktadır.zeytin yaprağı çayı kalp yetmezlikleri, damar tıkanıklıkları üzerinde de yardımcı şifalı bir bitkidir. Zeytin yaprağının etken maddesi oleuropein, hipoglisemik etki( kan şekerini düşürücü etki) göstermiş ve yüksek kan şekeri seviyesini düşürmeye yardımcıdır. Zeytin yaprağı, diyabette(şeker hastalığında), hipertansiyonda(yüksek tansiyonda),kardiyovasküler (kalp damar hastalılarında) rahatsızlıklarda tedavide yardımcı olarak kullanılan bir bitkidir.
KUŞKONMAZ
Kuşkonmaz (Asparagus) taze sürgünleri sebze olarak yenen, çok yıllık bir bitki türüdür.Bu bitkiye dünyanın ılıman bölgelerinde sıkça rastlanır.Kuşkonmaz en iyi besince zengin, kumlu ve gevşek topraklarda yetişir. Haziran-Temmuz ayları arasında yeşilimsi sarı renkli çiçekler açan, 50-170 cm boyunda, çok yıllık otsu bir bitkidir. Sulak, kumlu ve killi, kuvvetli topraklarda, ormanlık yerlerde yetişir. Gövdeleri dik, yeşil düzgün yüzlü ve yaygın dallıdır. Dallar dalcıklara ayrılmış olup, ince, yeşil renkli, 3-6 tanesi bir aradadır. Yapraklar küçük ve zarımsıdır. Çiçekler teker teker veya çift olarak yaprakların koltuğunda bulunur. Erkek çiçekler 6 parçalı ve parçalar çan şeklinde birleşmişlerdir. Meyveleri kırmızı veya siyah renklidir. Kuşkonmaz tohum veya pençeden üretilir. İlkbaharda ekilir. Tohum ekiminden ilk hasada kadar geçen süre dört yıldır. Bir kuşkonmaz bahçesinden 20 yıl verim alınabilir.Eğer bir kuşkonmaz bitkisi hasat edilmeyip doğal haline bırakılacak olursa 170 santimetreye kadar boylanır. Dalları kaplayan ince, iğnemsi yaprakların ardından küçük, sarımsı çiçekler açar; çiçekler daha sonra kırmızı etli meyvelere döner. Kuşkonmaz A, B1, B2 ve C vitaminlerinin yanı sıra folat,protein, şeker, yağ ve çeşitli mineralleri de içeren zengin bir üründür. Kuşkonmazın sodyum içeriği oldukça düşüktür. Potasyum içeriği bakımından ise zengindir.Kuşkonmaz, kalp hastalıklarından doğan ödemleri giderir. El ve ayaklarda görünen şişlikleri indirir. İdrar söktürür. Böylece vücuttaki sıvı dengesinin kurulmasına yardımcı olarak tansiyonun düzenlenmesine yardımcı olur. Ayrıca,kanı temizler. Karaciğer ve böbreklerin muntazam çalışmasını sağlar. Kandaki şeker miktarını düşürür.
YABAN MERSİNİ
Yabanmersini (Vaccinum myrtillus), 30-35 cm yükseklikte, kışın yapraklarını döken küçük bir bitkidir. Ilıman ve tropik karakterli iklimlere adapte olmuş çalı formunda bir bitkidir. 30cm-1 metre arasında boyu olan ve genelde mayıs aylarında çiçek açan bir bitkidir. Güz aylarına doğru olgunlaşır olgunlaştığında meyveleri mavi renklidir. Meyvesinin dışında “yapısında bulunan maddelerden dolayı” puslu bir görüntü mevcuttur. Bu görüntü içeriğindeki yüksek tanenleşmeden dolayıdır. Yabanmersini, yüzyıllardır yenilebilir, lezzetli bir yabani meyve olarak kullanılmaktadır. . Yaban Mersini ,ılıman iklimlere adapte olmuş bir üzümsü meyve türüdür. Anavatanı kuzey yarım kürenin serin ve dağlık bölgelerinde yetişen bircok türü vardır. Bu üzümsü meyve puslu veya parlak mavi rengi ile mavi altın (blue gold) olarak nitelendirilmektedir. İngilizcesi Blueberry olarak bilinen yaban mersini sağlık meyvesi olarak tanınmaktadır. Yaban mersininde diğer bütün şifalı bitkilerden daha fazla oranda anti oksidan madde vardır. Genel olarak yaban mersinin bileşiminde,Antosiyanidinler,Tanenler ,Alkoloidler(myrtine, epimyrtine) Fenolik asitler Glikozitler bulunmaktadır.Yabanmersini meyve ekstrelerinin gözler ve damar sistemi üzerine etkileri olduğu bilinmektedir. Yabanmersini meyve ekstreleri (özü) üzerine yapılan çalışmalarda bu meyvenin göz ve damar sistemi üzerine olan etkisinin bir bioflavonoid olan antosiyanidinler ( anthocyanosides) denilen, toksik (zehirli) olmayan, suda çözülebilir, biyolojik aktif ve antioksidan olan bir grup bileşikle ilişkili olduğunu gösterdi. Bu bileşikler antosiyan (anthocyans) türevleri olup, meyve ve çiçeklerdeki kırmızı, mavi ve mor renklerinden sorumlu pigmentlerdir . Yabanmersini , gece körlüğü ve diyabetik retinopati ( şeker hastalığından kaynaklanan görme ve retina bozukluğu) ve zayıf kan dolaşımını artırmak için kullanılmaktadır.
Yorumunuz: Not: HTML'ye dönüştürülmez!
Oylama: Kötü İyi
Doğrulama kodunu giriniz:














Ürün Vitrini














Açıklama
Diğer Resimler
Yorumlar (0)
Benzer Ürünler